İçeriğe geç

Sarhoşluk Bisiklete Binmek Gibidir

Sarhoşluk, bisiklete binmek gibidir. İçmeye ne kadar ara vermiş olursanız olun ilk kadehlerden sonra hemen hatırlarsınız ne olacağını ve ne yapmanız gerektiğini. Yine de bu asla düşmeyeceğiniz anlamına gelmez. Çok şükür dün sallandık ama düşmedik. Mavi gökyüzünün altında, uzaktan göç eden kuşları izleyerek, körfezde süzülen feribotlara dalarak ağır ağır süzüldük sadece. 

“Ne zaman kurtulacağım, bu evin perdelerini o zaman açacağım demiştim. Bir yıl sonra ilk defa açtım.” 

Bugün de suçu perdelere atalım.  

Hiç değişmez, ne zaman kafayı çeksek ertesi gün telefonda dün “neden öyle olduğunu” konuşuruz.  

“Çay içmedik çay, çaysızlıktan çarptı yoksa böyle olmazdı.” 

“Bir şey yemedik ya, kuru kuru gittik ondan böyle oldu” 

“İyiydik de o son ufağı açmayacaktık. Orda bıraksak böyle olmazdı” (Klasiktir lakin asla eskimez) 

“Sek içtik sek. Yoksa yine bu kadar olmazdı da sek içtik” 

Ama benim içlerinde en sevdiğim, juri özel ödülünü layık gördüğüm; 

“Tuborg dolabının hemen yanına oturduk, sarı sarı ışıklar gözümüze gözümüze indi ayarımızı kaçırdı ondan böyle oldu” 

Şimdi kahvemi yudumlarken telefonun çalmasını bekliyorum, bu sefer boku perdelere atacağım.  

“Perdeleri karıştırmasaydın iyiydi, perdeden sonra ipin ucu kaçtı” 

Kategori:Mezeler

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir