İçeriğe geç

Rutubetli Odalar ve Sigara İçen Kadınlar

Eski notlarıma bakıyorum. Çok içtiğim bir gecenin sabahında yazmışım; 

“Dün neresinden tutsam elimde kalan, savunulacak hiç bir yanı olmayan hayatımın en rezalet gecelerinden biriydi. Ama lanet olsun ki çok eğlenceliydi! Sabahtan beri boş bir votka şişesine baka baka hayatımla ilgili muhtemelen asla uygulamayacağım radikal kararlar alıyorum.” 

Bir hasar raporu daha. Her içişimin bir intihar teşebbüsü, onlarca aracın birbirine girdiği bir trafik kazası gibi olduğu zamanlardan kalma bir hasar raporu daha. 

Aldığım nota daha dikkatli bakıyorum. Bir virgül atlamışım, kast etmeye çalıştığım anlamdan “ufak” bir kayma olmuş. Neresinden tutsam elimde kalan, savunulacak hiç bir yanı olmayan şey hayatım değil, o geceydi aslında. Anlatmaya çalıştığım buydu. Gerçi böyle üstüne basa basa söyleyip, bastığım yerden ayağımı çekip bakınca istemeden vurguyu doğru yere yaptığımı da fark ediyorum.  

O kadar içmek hataydı belki de. Tüm hatalarım hayal kırıklıklarımdan süzülüyor, damdaki çatlaklardan sızıp odanın tabanında biriken yağmur damlacıkları gibi. Ne zaman bir hadiseye dair hayal kırıklığına uğrasam hemen ertesinde fevri bir davranışta bulunup saçma sapan kabahatlere bulaşırım. Yaşlandıkça ve vücut bütünlüğü bozulmamış hayallerin nüfusu azaldıkça bunun da sıklığı azalıyor fakat hala ara sıra oluyor. 

Hayatım rutubetli odalarda sigara kokan kadınlarla sevişmek gibiydi. Çoğu zaman zorunluluktan bir yerlerde bulunduğum, içime sinene değil, idare edene razı geldiğim, yüksek çaba sarf ederek birilerini tatmin etmeye uğraştığım, ama her şeye rağmen zaman zaman içinde bulunmaktan keyif aldığım 30 küsur sene… 

Kategori:Mezeler

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir