Ve Karşıyaka eğilip kulağına fısıldar; “Rakı içelim mi?”
Artık çok eskide kalmış o zahmetsiz yılların cenaze törenindeymiş misali uygun adım gidersin çağrısına.
Şehrin gözleri dolar bazen, ağlamaz.
Ağlamak icin yağmuru bekler. Çünkü basittir sağanak yağmurda ağladığını saklamak, gözyaşlarını gizlemek.
Ama biz tecrübeliyiz, püf noktasını biliriz yağmur altında ağlayanları ayırt etmenin;
Elmacık kemiğinden öpmek.
Cevap dudakta kalacak tuzlu ve ılık tattadır.
Bu şehir harici yaşayanların İzmir’i neşeli sanmalarının sebebi de aslında biraz budur.
Yağmurunda ağlayanını saklar, güneşinde gözyaşları çabuk kurur.

İlk Yorumu Siz Yapın